Kişilere 'Önce Ailene Yetiş' Uyarısı

Haber Tarihi : 18.02.2019 14:09:51 Uzman Klinik Psikolog, Aile ve Çift Terapisti Didem Uçak, ailelerin çocukları toplum odaklı yetiştiren bireyler olduklarını söyleyerek, "Öyle kaygılı yetiştiriliyoruz ki eğer etrafın taleplerine cevap vermezsek başımıza bir sürü şeyin gelebileceğini düşünüyoruz. O zaman hem erkeklerimize hem kadınlarımıza önce ailene yetiş, sonra etrafa bak diyoruz" dedi.
A +   A -

Uçak, "Önce aile sonra etraf" uyarısında bulunarak, "Hiç şüphe yok ki çoğunlukla toplum odaklı yetiştirilen bireyleriz. Kaygılı ebeveynler ardından kaygılı çocuklar. Herhangi bir davranışımızla ilgili ’komşumuz bu duruma ne der? Arkadaşımız bir daha selam vermezse ya da alınırsa’ gibi etrafın ne dediği ile ilgilenen insanlarız. Bu sebeple insanlar ailelerinden çok etrafa dağıtmaya, vermeye, onun ihtiyacına yetişmeye daha çok meyilli olabiliyor ya da onların düşüncelerini daha çok önemseyebiliyor. Seanslarda çok dinlediğim örneklerden biri; ’Eşim ya da çocuğum onlardan bir talepte bulunduğumda geç yapıyor yada hiç ilgilenmiyor ya da yapmıyor fakat komşusu, arkadaşı, alışveriş halinde olduğu bir kişi bir şey istediğinde anında yapıyor’ gibi sorular oluyor. Bu kaygılı yetiştirilme tutumları. Öyle kaygılı yetiştiriliyoruz ki eğer etrafın taleplerine cevap vermezsek başımıza bir sürü şeyin gelebileceğini düşünüyoruz. Neler gelebilir; akrabamız iletişimi kesebilir, komşumuz artık yüzümüze bakmayabilir, arkadaşımız artık merhaba demeyebilir. Tabii hepsi birer kaygı. Diyelim ki kaygı değil gerçek. Eğer bir akraban, arkadaşın, komşun sen onun ihtiyacına belli sebeplerden dolayı hayır dediğin halde seninle görüşmüyor, sana bağırıyor, seni aşağılıyorsa, sana merhaba demiyorsa o onun sorunu, senin sorunun olmamalı" dedi.

Etrafa karşı kaygılı kişilerin ailesiyle ilgili tutumuna da değinen Uçak, "Eşine, ailesine hayır dediğinde yani onların isteklerine cevap vermediğinde asıl büyük hatayı yaptığının farkında mı o eşler, çocuklar ya da aile bireyinden biri. Eş yoğurt istiyor, adam ’boş ver acelesi yok’ diyor. Eş ’başım ağrıyor hastaneye gidelim’ diyor, adam ’bir şey olmaz bekle’ diyor. Eş çocukların ’kırtasiye ihtiyaçları var’ diyor ,adam ’sen al işte’ diyor. Aynı adama komşusu, arkadaşı bir talepte bulunduğunda adam anında bu talebi yerine getirebiliyor. Bu sorunu özellikle erkeklerimizde daha çok çalışmaktayım. Tabi kadınlarımızda da mevcut oluyor. Genelde mağdur taraf kadınlarımız oluyor. Cevap şu ki bir insan önce kendine sonra etrafa yetişmeli çünkü kendine yetişemeyen, kendine yeterli olmayan etrafa da yeterli olmaz. O zaman önce ailesine yeterli gelebilmeli bir insan. Ailesine gerekli ve yeterli olan ihtiyaçları kapatmayan bir birey, etrafa da yeterli olacağını düşünmesi. Çünkü tam öyle düşünürken boşanmalar kapıyı çalıyor" ifadelerini kullandı.